
YouTube tüm dünyadaki kullanıcıların video eklediği bir site. Profesyonel amatör birçok videoyu içerisinde barındıran ve bu şekilde insanların birbirleri ile olan iletişimlerini video görüntüleri ile arttırmayı amaçlayan bir site. Aslında YouTube’u kimseye açıklamaya gerek yok. Çünkü internet kullanan herkes YouTube’u bilir ve oradan ünlü şarkıcıların videolarını vs vs izlerler. Ancak bu sitede bazı kendini bilmezler milletleri, milletlerin önderlerini aşağılayacak videolar da koyabiliyorlar. Tüm dünyadan kullanıcıların her an eklediği binlerce videoyu YouTube yetkililerinin teker teker kontrol etmesi mümkün değil tabiki. Bu yüzden ne bir video onay sistemi mevcut ne de yorum onay sistemi. Herşey kullanıcıların insiyatifine bırakılmış durumda. Videoyu ekleyen kullanıcı o videoya yapılan yorumlardan sorumlu oluyor. İstediği yorumu silebiliyor. Ve her izleyici de videolardan sorumlu oluyor. Çünkü bir videonun izlenmesi onu o günün en çok izlenen videoları listesinde yukarılara taşıyor ve böylece daha da fazla insan o videoyu izlemiş oluyor. Video denetimleri konusunda da kullanıcılara birçok görev düşüyor tabiki. Özellikle milletler ile dalga geçen ırkçı videolara, porno içeriğe sahip videolara, şiddet içeren içeriğe sahip videolara karşı yapılması gerekenler o videoların altındaki butondan bu videoları şikayet etmektir.
Ülkemizde sansür kavramı herşeyin üstünde geldiği için YouTube’daki videolar konusunda da oldukça hassas davranıyoruz. Örneğin bir ara birkaç Ermeni’nin hazırladığı videolar yüzünden birçok şikayet olmuştu. Sonradan bu videolar kaldırıldı ancak yerlerine yenileri geldi. Bunun önüne geçilemez çünkü bu videolar denetimden geçmiyor. Ve hal böyle olunca insanlar her bulduklarını yada her yaptıklarını başkaları ile paylaşıyorlar. Tabiki paylaşımların hepsi hoşumuza gitmiyor. Hatta bazıları bizi sinirlendiriyor bile. Özellikle Mustafa Kemal Atatürk‘e bu tarz videolarda yapılan saldırılar ülkemiz internet kullanıcısını oldukça sinirlendiriyor. Ancak buradaki zihniyeti anlamak biraz zor. Çünkü bu videolardan biz de oldukça rahatsızız. Ancak bu tarz videoların önüne geçmek için yapılacak şey onlar hakkında adalet sistemine suç duyurusunda bulunmak değil. Veya o videoların yorum bölümlerine küfürlü yorumlar yazmak da bir çözüm değil.(Ki bu küfür konusuna da birazdan değineceğim.) Çözüm o videoyu YouTube yönetimine şikayet etmek ve bu videonun kaldırılmasını sağlamak. YouTube’u engellemek oldukça komik bir durum. Çünkü burada mağdur olan YouTube değil. Burada mağdur olan Türk internet kullanıcısı oluyor. Yani tüm dünyada o görüntüler yayınlanırken sadece ülkemizde o videolar YouTube’da diye yayınlanmıyor ise burada oldukça yanlış bir mantık var demektir. Çünkü YouTube’un tüm dünyadaki yayınını durdurmadan sadece Türkiye’den erişimini yasaklamak bizim bu tür videolara karşı olan denetimimizi de azaltıyor. Ve biz bu videoların yabancı ülkelerde görünmesini de istemiyorsak sadece Türkiye engellemesi garip bir uygulama. Bu yasaklama kararını alan Cumhuriyet Savcısı’nı da bu kararından dolayı tebrik etmek gerekiyor. Aslında onun da elinden pek bir şey geldiğini sanmıyorum o da kanunları uyguluyor sadece. Ve kanunsal olarak sanal alem üzerindeki düzenlemeler oldukça eksik. Ve tüm dünya internet ile ilgili yani teknolojinin, haberleşmenin en kolay ve en etkili yolu ile ilgili bir çok yasal düzenleme yaparken ülkemiz bu konuda hala ortaçağ derebeylerinin hegamonyası altında. Bu derebeyleri internette istedikleri gibi ahkam kesmekte ve her türlü siteyi kendi kararları doğrultusunda engelletebilmektedirler. Tabi bu da başka bir konu. Devamını oku…












