
Aenodin
GÜR

Buraya kendimle ilgili yazı yazmam gerekiyordu ancak ben internette gördüğüm şeyleri buraya yazmaya karar verdim sadece. 1 yılı aşkın bir süredir CNT ofisinde çalışıyorum. Gerçi bu zamanın tamamı genel yönetim ile ilgili değildi. Şubat 2007 gibi tüm içeriklere bakmaya başladım. O zamandan bu zamana internet ile ilgili çok şey öğrendim. Ülkemizde insanların interneti ne kadar hor kullandıklarını, ne kadar kendi mallarıymış gibi davrandıklarını gördüm. Gerçek hayatta 5 para etmez insanlar sadece kendi ezik egolarını tatmin etmek amacı ile oldukça başarılı siteleri ,ki bu siteler alın teri ile para kazanıyorlar ve bu siteleri yapanlar kullanıcılarına hizmet ulaştırabilmek için vakitlerinin çoğunu bilgisayar karşısında geçiriyorlar, çökertmeye çalışıyorlar. Türk internet kullanıcılarının en sinir olduğum laflarından birisi olan ve oldukça klişe bir söz olan “Emeğe Saygı”yı hor görüyorlar. Ve ardından saygıdan bahsediyorlar. İnternet ortamındaki Türk forum sitelerinde insanlar hack ile ilgili korsanlık ile ilgili her türlü bilgiyi araştırıyorlar. İnternette yapılan bu tür işlemleri bir suç değilmiş de bir eğlenceymiş gibi görüyorlar. Ve üstelik bu tip korsan forum sitelerinde din ile milliyetçilik ile ilgili bir çok yazıya yer veriyorlar. Bir laf vardır “Dinime küfreden müslüman olsa” diye. Özellikle internette insanlar milliyetçi ve dini fikirlerini açıkça belirtmekten çekinmiyorlar. Üstelik kendilerine “hacker” diyen insanlar bile bu özelliklerinden övünüyor. Ancak ne milletlerinin şanına yakışır uygulamalarda bulunuyorlar ne de dinleri gereği yapmaları gereken ahlaklı davranışları yapıyorlar. İnternetin hala sadece eğlence olduğunu ve buradan insanlara zarar vermenin bir suç olmadığını düşünen insanlar var ise bu insanların ne kadar yanlış düşünceler içerisinde olduklarını göstermek yine internet sitelerine düşüyor. Ancak hayatta başka hiçbir dala tutunamamış veya tutunamayacak olan insanların ego tatmini olarak gördükleri “internet saldırıları” da cezasız kalmayacaktır.
Ayrıca internet üzerinde dikkat ettiğim bir başka olay da yine o klişe laf “emeğe saygı” ile ilgili. Bir sitenin bir yazarı yabancı bir siteden bir bilgi ediniyor. Bunu kendi diline çeviriyor. Kendi yorumunu katıyor. Sitesinde kaynağı ile birlikte yayınlıyor. Başka siteler anında bu yazıyı kopyalıyorlar ve kaynak belirtmeksizin bu işlemi gerçekleştiriyorlar. İnternet hırsızlığı yapmak insanlara vicdanen hiç koymuyorsa o insanların vicdanından söz etmek de mümkün değildir. Üstelik bunu yapanlar sadece küçük siteler de değil. Büyük haber siteleri bile bu şekilde haber çalıyorlar. Ve tıpkı kendi haberleriymiş gibi gösteriyorlar. İnternet bilincimizi çalarak çırparak zarar vererek yani gerçek hayatta yaptığımız şeyler ile geliştirmeye çalışırsak internet sağlayıcılarımız bizi daha çok kazıklarlar. İnternette veya gerçek hayatta ne zaman toplumsal bir bilince ve duyarlılığa sahip olacağız orasını bilemem ancak almamız gereken daha çok yol var. Muasır medeniyetler seviyesine çıkabilmemiz için bunu istememiz gerekiyor. Ancak ne bir istek var ne de bir örnek. Sadece kendi derdine düşmüş insanların çıkarları için her türlü yobazlığa başvurabilecekleri bir ortam mevcut şu anda. Bu gerçekte de böyle internette de böyle…
Biraz ağır eleştiri yapmış olabilirim. Ülkemizde eleştirenler hiçbir zaman sevilmez onun da bilincindeyim. Ancak eleştiri olmazsa ilerleme de olmaz…
Son olarak; TAMindir ile ilgilenmeye ilk başladığım zamanlar daha işleri yeni öğreniyordum. Caner ile Özgür arkadaşlarımın bana söyledikleri ilk şeylerden birisi hala aklımda: Çalıntı açıklama koymaktan kaçın…
Deniz GÜR

